Salı, Nisan 07, 2009

Saatleri Ayarlama Enstitüsü



SAATLERİ AYARLAMA ENSTİTÜSÜ
"AHMET HAMDİ TANPINAR"

OYUN - İKİ PERDE


Oyunumuz tüm gösterimlerini tamamlamıştır.
Göstermiş olduğunuz ilgiye teşekkür ederiz.


“Saatleri Ayarlama Enstitüsü” Romanı Üzerine;
Tanzimat’tan cumhuriyetin ilk yıllarına uzanan bir zaman aralığında gerçekleşen medeniyet değiştirme girişimlerinin insanlara yaşattığı çıkmazları, bir insanın, Hayri İrdal’ın, yaşamöyküsü üzerinden anlatır Ahmet Hamdi Tanpınar. İrdal romanın başında hatıralarını yazmaya başlar: ”Hayır, hatıralarımı yazmaktan kastım kendimi anlatmak değildir. Sadece şahidi olduğum birtakım vakaların unutulmamasına yardım etmektir. Bir de üç hafta evvel toprağa gömdüğümüz aziz insanı anlatmak ve anmak.” (Hayri İrdal) İrdal’ın anmak istediği bu kişi, Saatleri Ayarlama Enstitüsü’nü beraber kurdukları insan Halit Ayarcı’dır. Fakat roman SAE’nin kurulmasında önce başlar, çünkü kendi tabiriyle: “Metih veya zem, Saatleri Ayarlama Enstitüsü’nden bahsedilirken daima bir hakikat unutulmuştur. O da bu müessesenin benim şahsımla hatta mazimle olan sıkı bağlılığıdır”. “İrdal geçmişle bugün arasında kalakalmış, şaşkın, rüzgarın istikametine göre yön değiştiren, yaptıklarından şüphe ettiği halde kendisine dur diyecek gücü bulamayan trajik bir kahramandır”(Ayvazoğlu,1985).
“Hayatımı düşündükçe... daima kendimde seyirci haleti ruhiyesinin hakim olduğunu gördüm.” (Hayri İrdal) Birinci perdenin sonunda ve ikinci perde ile oyunun anlamı genişlemeye başlar. İnsanlar artık Hayri İrdal’ın yaşadığı sıkışmışlık hissini yaşamaya ve bunu azaltmak için kendilerine yeni alanlar yaratma ihtiyacı duyarlar. Bundaki başarısızlıkları onların da sürüklenmedeki yerlerini almalarının yolunu açar. Tek farkları bunun farkında olmamalarıdır.

“Saatleri Ayarlama Enstitüsü” Oyunu Üzerine;
Kısaca Saatleri Ayarlama Enstitüsü (S.A.E.) oyununu hazırlama sürecimizden bahsetmek gerekirse; romanda anlatılan medeniyet değiştirmesi sürecinin sancılarının hala yaşandığını hisseden grup, Tanpınar’ın değindiği noktaları sahiplenerek S.A.E.’de karar kıldı. Öncelikle yazarın makaleleri ve dönemin incelenmesiyle başlanan süreçte, tartışmalar topluluğu daha birey üzerinden gelişen bir dramaturjiye yöneltmiş, toplumsal olarak yaşanan sıkıntıların bireydeki yansımasının gösterilmesi oyunun eksenine oturmuştur.

Bu eğitim prodüksiyonu, oyun metinlerinden farklı bir metni, bir romanı uyarlama ve sahneleme denemesi olarak görülebilir. Sahneleme çalışmalarında doğaçlama ön plana çıkmıştır. Metnin sahne üzerinde tekrar vücut bulmasına çalışılmıştır. Bununla beraber bu çalışmamızın gelecek dönemlerde de faydalanılacak tamamlanmamış bir süreç olduğunu da söylemeliyiz.

OYUNCULAR:
Alican Karakurt, Asım Öner, Balca Karaçor, Cenk Külçe, Damla Dönmez, Duygu Yağcı, Gözde Arin, H. Ünsal Özer, Hüseyin Urcan, İkayda Nur Oksal, İpek Kurtoğlu, Kübra Tüne, Loni Konuk, M. Kaan Kadife, Melis Akgül, Mert Baştuğ, Merve Begüm Akgül,Merve Giray, Nigar Karamahmutoğlu, Seray Duruçalı, Serdar İnan, Simge Tunçludemir, Volkan Çıkıntoğlu, Ümit Erlim, Şule Akın
SAHNE ÇALIŞTIRICILARI:
Canan Kardeş, İbrahim Hakkı Usta
DRAMATURJİ:
TİMİS Oyuncuları
PRODÜKSİYON:
TİMİS Oyuncuları
MÜZİK TASARIM:
Uğur Levent Kavcıoğlu
AFİŞ TASARIM:
Cihan Akın
IŞIK VE MÜZİK UYGULAMA:
İbrahim Hakkı Usta, Uğur Levent Kavcıoğlu

4 yorum:

bestebal dedi ki...

Merhaba Arkadaşlar,
İstanbul Üniversitesi ÖKM Sahnesi sizleri izlemi "fısratı" buldum.
Emeğinize sağlık!!
Çok ama çok başarılıydınız/başarılısınız..
Fuayeye kalmayı çok istedik ancak salon fazlası ile havasızdı,göze alamadık.
Ancak verdiğiniz emeğin karşılığını bulduğunu sadece oyun esnasında seslerimizle verdiğimiz tepkilerle değil yorumlarımızla da görmenizin anlamlı olduğunu düşündüm.
Çok teşekkürler bu güzel paylaşımınız için
Çokça başarılar..
Çok iyi bir ekipsiniz!
Sevgiler..

Adsız dedi ki...

merhaba arkadaşlar,
Ben de oyununuzu Eskişehir Anadolu Üniversitesinde izleme imkanı buldum. Gerçekten çok iyiydi.Daha iyi bi oyun izledim mi acaba diye düşündüm sanırım izlememişim :). bir kere daha izleme imkanım olsa keşke... doyamadık.Emeğinize sağlık.

Adsız dedi ki...

Arkadaşlar merhaba,
Ben de oyularınızı ÖKM sahnesinde izleme fırsatı buluyorum her sene.Ilk barışı izlemiştim ve bu tiyatro grubu alır başını yürür demiştim.İnanılmaz keyif almıştım o oyundan..Sonraki seneyi heyecanla beklerken grubun mezunlarının ayrılıp kel şarkıcıyı oynadığını kalan grupta da yenilerin ağırlıklı olduğu bir yapılanmaya girip üç kuruşluk operayı oynadıklarını öğrendim.O oyunları da izledim.Mezunların oyunu bana yine aynı şeyi hissettirdi. Timis'in oyunu ise bu kadar kalabalık,yeni ve genç bir kadro için çok şeyin yapıldığı bir oyun olmuştu ve inanilmaz keyifli, enerjili ve dolu dolu bir oyundu. Bir sonraki seneki oyunda ise yine benzer bir tarz tercih edilmişti ve yine çok beğenilmişti; ama ister istemez aklımda şu soruları oluşturarak: Acaba yerinde mi saydı bu grup, biraz daha risk alıp üzerine bir şey koymak gerekmez miydi? Açıkçası bu sene bu endişemle geldim Saatleri ayarlama enstitüsü oyununa ; ama biraz gerçekçi olmak gerekirse karşımda endişe ettiğimden daha kötü bir oyun gördüm. Kurgusal anlamda eksikleri olan oyun ne yazık ki her amatör topluluğun düştüğü hataya düşmüştü .Muhtemelen tartışılan şeyler olmuştur o süreçte ama bu grup bize ne diyor sorusunun cevabı bu oyunda ne yazık ki yoktu. Muhtemelen dramaturjisi yapılmış ama oyunda bu olmayan bir oyun izledik. Sahnedeki tahta unsuru pek bir şeye hizmet etmeyen karalamalardı.Oyunculuklar altı doldurulamamıştı. Zaman kaybolmuştu ama absürd değildi.Hakkını yemeyelim bazı oyunculuklar çok iyidi. Söylemeden edemeyeceğim ama Halit baya iyidi.
Ama şöyle şenliğe genelinde baktiğimda amatör tiyatronun hepsinde bu sorunlar var ve Timis çoğu topluluğa göre birikim gereği önde. Bu yüzden toparlayacaklarını düşünüyorum. Endişelerim artmasına rağmen seneye daha iyi göreceklerimi umuyorum. Timis gerçekten iyi bir grup.

Mehmet Salih Abuzeyitğlu dedi ki...

Arkadaşlar aceba bu tiyatroyu izleyebileceğim bir link var mı lütfen yardımcı olun çok önemli